Salo Ya Da Sodom’un 120 Günü (1975)

İtalyanın kendi dünyasında yaşayan, ütopik bir kişiliğe sahip yönetmeni Pier Paolo Pasolininin son günlerini anlatan ve geçtiğimiz günlerde vizyona giren PASOLİNİ adlı film bir kez daha usta yönetmeni beyaz perdeye taşımıştır. Orijinal adı Salo o le 120 Giornate di Sodoma olan 1975 İtalya-Fransa ortak yapımı, Fransız edebiyatçı Marquis de Sade’nin  1795 yılında kaleme almış olduğu ‘Les 120 Journees de Sodome ou l’ecole du Libertinage’ adlı eserini 1940’lı yıllara uyarlamasında ünlü yönetmene  Sergio Citti’ de eşlik edenler arasındadır. Kendi alanında çok nadir gördüğümüz aşırı derecelere ulaşan bir film karşımıza çıkarken,  filmin başrollerine Paolo Bonacelli, Giorgio Cataldi, Umberto Paolo Quintavalle ve Aldo Valletti ‘ de filme zenginlik katanlar arasındadır. 1969’lu yıllarda başlayan ve dünyayı kasıp kavuran erotik film ve erotizme dayalı filmlerin 1975’ler de artık son dönemlerine girildiği zamanlar’da derinliği, aşırılığı ve bambaşka +21 yaş senaryosu ile erotik sahnelerinin bol olması ve erotizme dayalı olarak gitmesine rağmen bunları dikkate aldırmayan ve görmezlikten getirten , Sodom’un 120 günü karşımıza çıkmaktadır.

Adsız

 

Türüne dünya sinemasın da pek az rastladığımız özellikle olayların yavaş gitmesine rağmen korku,heyecan ve izleyiciyi film boyunca bir bekleyiş altında tutmayı başaran, erotik-psikoloji ile yorulmuş sınırları zorlayan,  güzel bir dram filmi ortaya çıkmıştır.

Film 3 bölümden oluşurken, her bölümde konular farklıdır ve konuya göre olaylar  şekillenir. 1940’lı yıllarda Nazi Almanyasının  kontrolünde bulunan faşist İtalyasın da geçmektedir. İtalyan yönetiminde önemli mevkilere sahip 4 kişinin bir masa etrafında sohbetleri ile film başlerken sapkın hayallerini gerçekleştirecekleri köle olarak tutulan bir yerde  9 kız 9 erkek çocuk seçimi ile izleyiciyi ekrana bağlamaktadır.Çocukları ıssız bir yerde bulunan bir Şato-Villa görünümünde genelev tarzı bir yere hapsederler, 4 sapkın yönetici, 18 genci eğiten 4 hayat kadını ve bir grup asker de 120 gün boyunca 18 insana dışkı yedirme gibi  çok çeşitli, uç erotik fanteziler üreterek fiziksel ve psikolojik işkence uygulamaları ile porno filmlerinde görülemeyecek sahnelerle  film devam eder.

aasassız

Film her ne kadar insanlara gücün kötüye kullanılması faşizm gibi toplumsal  olayları baz alarak bu konularda gönderme yapmak istese de aslında  Pier Paolo Pasolini nin hayatında geçirdiği acı olaylar ve bağlı olduğu düşünceler neticesinde  iç dünyasını dışa vurmuş halidir.Film 1975 yapımı olmasına rağmen  ilk sahnede kamera kaymalarının filme bir ön yargı ile başlatsa da, konu itibari ile bir savaş dönemini anlatması ama savaştan hiç  bahsedilmemesi ve gösterilmemesi dikkatlerden kaçmıyor.Fakat yönetmenin psikolojiye uygun  oyuncu ve mekan seçimleri bu açığı dikkate aldırtmıyor .Özellikle böylesine soğuk  bir filmde mekanların derinliği konuya uygunlukları ve o soğukluğa yakınlıkları  bir bütün halinde gidiyor,oyucuların ise aynı soğukluğu vermeleri ,filmin en başından başlayan ,yaşadıkları aşırı duyguları ve uç psikolojilerini de yansıtmaları filme büyük bir katkı sağlıyor…

 

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5,00 out of 5)